
Bir önceki yazılarda hikâyemin en zor kısmını anlattım.
Nasıl bu noktaya geldiğimi…
1.2 milyon TL borçla yüzleştiğim o geceyi…
Ve ardından attığım ilk adımları…
Gelirimi artırdım.
Kendime yatırım yaptım.
6 ay içinde maaşımı %90 artırdım.
Halis bir niyetle yola çıktığımızda gayretlerimizi Allah görüyor ve ulaşılamaz sandığımız hedeflere karşımıza çıkardığı fırsatlarla birlikte yaklaşmamızı sağlıyor. Göz ardı etmememiz bir gerçeği de hatırlamış oluyoruz:
Geliri artırmak tek başına yetmiyor.
Eğer yönetemezsen, daha çok kazanıp daha çok kaybediyorsun.
İşte bu yazı, benim için asıl kırılma noktası olan süreci anlatıyor.
Aile Reisi Olmak: Gerçek Sorumluluk
Bir aile babası olarak mesele sadece para kazanmak değil.
Parayı doğru yönetmek.
Her ay aynı gerçeklerle yüzleşiyorsun:
- Kira ya da kredi
- Market
- Faturalar
- Çocukların ihtiyaçları
- Sağlık, eğitim, ulaşım…
Ve evet, hayat sadece bunlardan ibaret değil.
Arada nefes almak da gerekiyor.
Ama şunu geç fark ettim:
Plan yoksa, para asla yetmiyor.
İlk Net Adım: Bütçe
İlk defa hayatımda oturup net bir bütçe yaptım.
Her kalemin bir sınırı vardı. Bunu eşimle paylaştım.
Ve en önemli hedefimiz şu oldu:
“Ne olursa olsun yeni borç yok.”
Zor muydu?
Evet.
İmkânsız mıydı?
Hayır.
Küçük Kararlar, Büyük Sonuçlar
Market Gerçeği
Eskiden düşünmeden alışveriş yapıyorduk.
Ay sonunda toplam: yaklaşık 21.000 TL
Kendimize sınır koyduk:
Aylık 16.000 TL
Ne yaptık?
Her hafta 4.000 TL ile alışveriş yapmaya başladık.
İlginç bir şey oldu.
Sepete attığımız birçok şeyin aslında “olmasa da olur.” diyebileceğimiz şeyler olduğunu fark ettik.
Sonuç?
Aylık 5.000 TL cepte kaldı.
Bulaşık Makinesi Krizi
Bir gün makine bozuldu.
Tamirciyi aradım.
- Servis: 1.600 TL
- Parça: minimum 5.000 TL
Toplam: 6.600 TL
Eskiden ne yapardım?
“Yap gitsin” derdim.
Ama bu sefer durdum.
Araştırdım. Videolar izledim. Uğraştım.
Ve sorunu kendim çözdüm.
Sonuç?
Neredeyse 7.000 TL cebimde kaldı.
Şunu Çok Net Gördük
Sorun büyük değildi.
Sorun şuydu:
Küçük harcamaları ciddiye almıyorduk.
Ama onlar birleşince hayatımızı batırıyordu.
İlk İlaç: Disiplin
Kendime koyduğum ilk kural:
Giderlerini kalem kalem belirle.
Ve o sınırın dışına çıkma.
Basit görünüyor.
Ama hayat değiştiriyor.
İkinci İlaç: Borcu Durdurmak
Daha da önemli bir karar aldık:
Yeni borç yok.
Bu şu demek değildi:
Hayat bitecek.
Çocuklarla dışarı çıkmayı tamamen kesmedik.
Kendimizi tamamen kısmadık.
Ama şunu yaptık:
Bütçeye sadık kaldık.
- Ayda 1–2 küçük sosyal aktivite
- Kontrollü harcama
- Plansız hiçbir ödeme yok
Ve Sonuç…
6 ayın sonunda şunu gördük:
- Daha öncesinden alınan Kredi Taksitleri düzenli ödendi
- Yeni borç yapılmadı.(Artık 3 ayda 1 kredi çekmek ve kart bakiyesini patlatmak yok.)
- En önemlisi: Yaşam kalitesi düşmedi.
İlk kez şunu başardım:
Tek maaşla, borçlanmadan ayakta kalabildim.
İkinci Zafer
Bu benim için büyük bir dönüm noktasıydı.
Çünkü ilk kez:
- Kontrol bendeydi
- Para beni değil, ben parayı yönetiyordum
Bu yüzden buna bir isim verdim:
İkinci zafer.
Kapanış
Henüz borç bitmedi.
Henüz yolun başındayım.
Ama artık şunu biliyorum:
Bu iş kontrol meselesi.
Ve kontrol öğrenilebiliyor.
Her küçük zafer, bir sonrakinin kapısını açıyor.
Bir sonraki adım ne?
Borçları gerçekten eritmek.
Sistemi daha da güçlendirmek.
Orası, bu yolculuğun en kritik kısmı olacak.
İktisat Sırları
Yorum bırakın